2 Nisan 2014 Çarşamba

Arkadaşlık kavramının ölümlülüğüne dair


Bazen keşke Düşünseli gerçek olsaydı diyorum. Geri dönüp yeniden değerlendirmek, bambaşka bir açıdan yeniden izlemek istediğim o kadar çok an var ki... Bütün o küçük anlar...

Arkadaşlık hayatımda her zaman biraz kırılgan, biraz ölmeye mahkum bir kavram oldu. Sanırım her şey aynı gün aynı hastanede doğduğum Sea ile başladı. Dürüst olmam gerekirse ona dair çok şey hatırlamıyorum. Uzun kıvırcık siyah saçları ve bütün o esmerliğiyle bana tamamen zıttı. Annesi bazen saçlarını ütülerdi düz olsunlar diye, bana hep ilginç, adeta büyülü bir şey gibi gelirdi bu. Neler konuşuk, nelere gülerdik hatırlamıyorum ama o kadar farklı ailelerin o kadar farklı çocuklarıydık ki şimdi bakınca baştan ölmeye mahkum bir arkadaşlıktı bu. Sonrası klasik son, onlar taşındı, biz taşındık. Bitti. Sonra birbiri ardına değiştirilen ortamlar, bitirilen okullarla sönen dostluklar. Tüm bunlar sorun değil, tüm bunlar herkesin hayatında olan şeyler. Ama başka şeyler de var, hayatınıza damgasını vuran, sizi yaralayan insanlardan bahsediyorum.

Mesela O var, içlerinde beni en çok yaralayanı, öz güvenimin katili. Çocuk değildik, bu kadar büyük bir hatayı masum gösterecek kadar çocuk değildik... Hayatınızda bazı insanlar olur, bütün gün sıkılmadan konuştuğunuz, bütün aptal üzüntülerinizi, aptal anılarını anlatarak geçirebilen, uyuyamadığınız gecelerde size komik masallar anlatan insanlar. Hayır, olmaz değil mi? Böyle dostluklar herkesin hayatında olmaz. Ama benim vardı işte, artık hakkında konuşamadığım, kimseye anlatamadığım ki zaten haddinden fazla anlattığım bir hikaye. Aptalca sözler, etkisini uzun süre içimde taşıdığım çok, çok aptalca bir hata. Sonra zaman geçti ve biz kaybettik. Durup düşününce, geçmişe bakınca en acı kısmı da bu zaten. Unutmak, artık hissetmemek, yasın dinmesi. İşin en acı yanı artık ikimizin de tek kelime konuşmuyor oluşu değil, işin en acı yanı artık ikimizin de bunu sahiden umursamamamız. Bir zamanlar sabah gözlerinizi açtığınız andan itibaren gece gördüğünüz rüyaya kadar hayatınızın bir parçası olan insanı kimseye anlatamayışınız, anılarınızın sadece sözde kalması ve fiziksel boyutlarının olmaması...

Sonrasında yine pek çok insan, o kibar, güzel çocuk mesela. Sonra O, saçma sapan bir sebepten silmek zorunda kaldığım. Sonra O, artık neredeyse hiç konuşmadığım ama romanımın en önemli kahramanlarından birine ilham veren, bir yazın bütün gecelerinde cnbc-e maratonları yaparken bir telefon uzağımda olan mükemmel insan. Sonra O, artık çok seyrek konuşabilme fırsatı bulduğum, ama beni hala aynı sevdiğini bildiğim ve bir kez olsun görme fırsatı bulduğum kız kardeşim. Sonra O, çok değişen, artık sevemediğim ve bunu asla itiraf edemediğim... Sonra O, nedense bir anda beni bırakıp giden. Sonra O, yerimi dolduran... Sonra O, sebepsiz yere bana sırtını dönen...  Sonra O, yanlışlarını olumlamadığım için benim yerime başkasını tercih eden... Sonra O, sebepsiz yere hiç konuşmadığım ama bu dünyada en iyi arkadaş sıfatını en çok hak eden... Sonra O, ailem gibi, koşulsuzca beni sevmeye devam eden ve dünyanın en ilgisiz arkadaşı olmama rağmen hala yanımda olan... Sonra o var, en yeni keşfettiğim, kahkahalarımın yoldaşı. Adlarını söylemeyeceğim, istesem de söyleyemem, bende kalsınlar.

Sonra O var, beni en çok üzen ve en çok mutlu eden. En çok merak ettiğim, en çok endişelendiğim. En çok, bir efsane gibi okumak, öğrenmek istediğim. En çok anlattığım, en sır saklamadığım. En çok anladığım ve beni en çok anlamayan. Kendisini yalnızca kendisine saklayan, susan. Sessizliği, beynimin içindeki küçük bir saat olan arkadaşım, dostum.

Ben insanlara selam vermem, bir kitap, dizi, film ya da müzik beni mutlu etmedikçe düz yolda yürürken gülümsemem. 3 senelik sınıf arkadaşlarımın bir çoğunun adını dahi hafızamda tutamam, büyük kısmıyla konuşmam. Bir keresinde biri bana soğuk bir güzelliğimin olduğunu söylemişti, insanlara tepeden bakıyormuş gibi göründüğümü. Doğrudur. İnsanları sevmiyorum. Çünkü sevgi karşılıklıdır ve benimkinin bedeli hiçbir zaman adilce ödenmedi.

Arkadaşlıklar sonsuza dek sürmez.
Kimseye sonsuzu vaat etmeyeceğim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder